
Space: the final frontier.
These are the voyages of the starship Enterprise.
Its five-year mission: to explore strange new worlds, to seek out new life and new civilizations,
to boldly go where no man has gone before…
Tekrar iyi günler,
İlk yazımda RoleMaster sisteminden bahsetmiştim. Şimdi daha eski olan sistem RMFRP (RoleMaster FRP) den ve bazı eklenti kitaplardan bahsedeceğim. Aslında farklılık son derece az. Yalnız, ta 1988 lerden kalma eski malzemeler var ve bunları daha önceki sürümlerde kullanmışlar. Çok beğendiğim ek kitaplar ve de farklı sistemlerde oyun oynatan GM ler için bile kaynak oluşturabilecek tabloları / kuralları içlerinde bulundurdukları için bunlardan bahsedeceğim.
RMFRP, Rolemaster sisteminin son sürümü RMC ile aynı. Tek farkı Arms Law u da içinde barındırıyor. Önemli bir kısım ise background occupation seçmeniz. Yani karakteriniz o class ı seçmeden önce ne iş yapardı gibi. Dolandırıcıdan tutun da avcılık, şövalye, amatör büyücü vb. gibi çok fazla önceki hayatında ne yaptın gibi seçenekler mevcut. Karakter yaratımında development point harcama işini aslında bir background yapma işlemi gibi yapip kolaylık getirmişler. Seçtiğiniz backgrounda göre bazı skiller ve bazen spell list öğreniyorsunuz. Tabii ki hepsinin bir development point bedeli ve zaman bedeli var. Örnek; knight seçiyorsunuz, weapon skiller, bir iki silah ve at alıyorsunuz ama hayatınızın 55 ayı bu işi öğrenmek ve yapmakla geçiyor gibi. Bunun dışında bazı sistemlerde (GURPS,WOD gibi) bulunan talent ve flaw lar da bulunuyor. Seçim sizin. Ayrıca bu sürümün Character Law unda da yeni class ve backgroundlar var.
Bunun yanında, RMC de bulunan Spell Law u 3 e ayırıp farklı kitaplar yapmışlar. Of Essence, Of Mentalism ve Of Channeling diye, içlerinde ayrıca Character Lawdan gelen class larını ve backgroundlarını da açıklamışlar, yani 3 kitabı alınca Character Law a ne gerek var diyebilirsiniz. Item yapmak ve Alcehmy için Treasure Companion da var, ama RMC Spell Law da zaten bu kısımlar mevcut, o yüzden ayrıca gerek yok.
Bu kısmı biraz dağınık, o yüzden RMC de bulunan Character Law, Arms Law ve Spell Law u kullanabilirsiniz. Ya da RMFRP + RMC Spell Law kullanmak daha iyi olabilir, zaten sistemde farklılık yok ve RMC de bulunan Spell Law hepsini kapsıyor nerdeyse . Eksik classları Character Law dan okuyup koyabilirsiniz. Kitap yükünüz azalır.
“One system to bring them all,

and in the reality binds them”
- “Büyücü de olsam ben de o zincir zırhtan giymek istiyorum, daha iyi koruyor.”
- “Gandalf gibi bir elde kılıç bir elde staff la savaşacağım. Gandalf sağa sola fireball atarak değil, derin tarih ve büyü ilmi sayesinde o kadar yardımcı oldu yüzük kardeşliğine…”
- “Şu anki dünya rekoru beni ilgilendirmiyor. Üzerimdeki Full Plate Mail ile 10 metre genişliğinde olsa da o uçurumdan karşıya atlamayı deneyeceğim, başka sansım yok”
- “Benliğimin bütün gücünü kullanıp, buyüyü atıyorum ama 2 katı damage veremez miyim?”
- “Abi kılıcımı sapına kadar sokuyorum adama, bir tepki yok mu yahu? GM – Eee ööö biraz kıvranıyor herhalde, çünkü sadece 8 hp hasar verdin.”
Tekrar iyi günler,
Ana Akımın Gizli Potansiyeli yazı dizimde değinmiş olduğum bir çok değişik durumlar ve sistem incelemelerimden sonra, Middle Earth RolePlaying sistemini de bir arkadaşım ile size tanıtmıştım. O yazıdan bir süre sonra bu çok sevdiğim ve eğlendiğim sistemin kitabındaki sayfaların kenarındaki ilginç yazılar dikkatimi çekti. Rolemaster adlı sistemden bahsediliyordu, ben de internette biraz araştırma yapınca MERP ü çıkartan Iron Crown Enterprises (I.C.E) adlı firmanın esas sisteminin Rolemaster olduğunu, hatta MERP ün aslında Rolemaster ın biraz değiştirilmiş ve basitleştirilmiş bir sürümü olduğunu öğrendim.
Babil Kulesi geçtiğimiz aylar boyunca bizi çok mutlu eden tepkiler aldı. Yayınladığımız pek çok yazı sosyal medyada paylaşılıyor ve yorum alanında tartışılıyor. Destek olan tüm dostlarımıza teşekkür etmekle birlikte, içeriğimize doğrudan katkıda bulunmak istediğini belirterek bağlantıya geçen insanların bize daha da büyük bir tatmin ve gurur yaşattığını söylemek gerek. Ve bu postun amacı, blogu aylardır beraberce çekip çeviren Alp Yoğurtçuoğlu’nun ve Aydın Gür ‘ün ardından, düzenli yazar kadrosuna yeni bir katılımın gerçekleştiğini haber vermek.
Wizards of İstanbul topluluğunun GM olarak yakından tanıdığı Aybars Yurdun da bundan böyle Babil Kulesi’nde yazmaya başlıyor. Kendisi 1998 yılından bu yana GM’lik yapan, oldukça deneyimli bir isim. Ve ilk yazısına baktığımız anda anladığımız kadarıyla sağlam bir kalemi var.
Kendisinin ilk yazısı, RPG endüstrisinin önemli isimlerinden Greg Stolze ve John Tynes’ın imzasını taşıyan, okült/korku temalı Unknown Armies oyununu konu alıyor. Türe getirdiği ilginç fikirlerle ve benzerine nadiren rastlanabilen dövüş sistemiyle oyun gerçekten dikkat çekici.
İnceleme yazısına bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ve Aybars’ın yorumu, insanı kitapları edinmeye teşvik ediyor. İnanıyoruz ki yazılarını ilgiyle takip edeceksiniz.
“Cennetin yaşayan aynasının altında, tutkularımın hüküm sürdüğü dünyamızın altında, gizli isimlere sahip sokaklar vardır. Bu sokaklar uygarlığın kenarda köşede kalmış yerlerini kozmosun pek de hoş kokmayan boş arsaları ile birleştirirler. Onlar sizi büyülü yeraltı dünyasına götürür…”
Unknown Armies, 1999 yılında raflarda yerini almış eşsiz bir rol yapma oyunu. Bu kadar eski olmasına rağmen araştırabileceğiniz bütün forumlarda çok yüksek puanlar alması (ve bu puanları yıllar boyu koruyabilmesi) içeriğinin ve anlatım şeklinin ne denli iyi olduğunun bir kanıtı. Oyunun ve sistemin iki mimarı var; Greg Stolze ve John Tynes. Stolze başka oyunlarda da karşımıza çıkan ve RP camiası tarafından “Dahi” olarak adlandırılan bir isim. Portfolyosunda çoğumuzun aşina olduğu White Wolf oyunlarından (Demon: the Fallen, Vampire: the Requiem vs..), kendi ürettiği dünyalara (Feng Shui, Godlike, Reign vs..) kadar eserler mevcut. John Tynes ise Call of Cthulhu d20, In Nomine, Penumbra, Feng Shui, Pandemonium gibi başarılı dünyaların yaratımında rol almış. Bu iki ismin yaptıkları eserlere bakıp, bir de kitabın başlığına göz attığınızda karşınızda daha önce karşılaşmadığınız veya karşılaşmış olsanız bile sizi derinden etkileyecek bir oyun olduğu hissine kapılıyorsunuz.
Unknown Armies temelinde okült ve korku temalarını barındıran bir oyun. Oyun sektörünün içinde bulunan diğer okült ve korku temalı oyunları ve sistemleri aklımıza getirirsek (World of Darkness, Witchcraft, Call of Cthulhu, Kult, Nephilim vs) okült konusunun yıllar içinde derinlemesine işlenmiş olduğunu görebiliriz. Peki, nedir Unknown Armies’in bu diğer oyunlardan farkı? Yazımızın konusu da bu.
Yetiştiğiniz sosyal çevre, eğitim düzeyiniz ya da maddi durumunuz ne olursa olsun, eğer Türkiye’de doğup büyüdüyseniz, bir şeyi defalarca tüketmiş olmanız yüksek olasılıktır: Ucuz aksiyon filmleri.
Nerede okuduğumu şimdi çıkaramasam da bir yerde şöyle dendiğini hatırlıyorum: “Bu filmler Batılı izleyici için B filmdir, Türk insanı içinse sinema.” Ve sinemasının büyük kısmını bu tür filmler üzerine inşa etmiş ülkelerden birinin vatandaşları olarak, bu anlatıların ruhuna hepimiz aşinayızdır.
Bir sıçrayışta surların üstüne zıplayıp 20 kişiyi tek kılıç darbesiyle yere seren, gözleri kör olduğu halde bir saç telini rüzgarda çıkardığı hışırtıyı duyarak vurabilen, dünyadaki tüm madenlerin kaynadığı havuza saunaya girer gibi girebilen ve filmdeki bütün erkekleri dövüp, bütün kadınlarla yatan kahramanlar… Fedailerini “Aptallar! Beceriksizler!” diye paylayan ve kreşendosunu doldura doldura kahkahalar aran pos bıyıklı kötü adamlar… Her filmde çılgınca dayak yiyen sapık tipli figüranlar…
Aslında bedava kaynaklar söz konusu olduğunda ayrıntılı inceleme yapmaktansa vaktimi ve enerjimi başka yazılara harcamayı uygun buluyorum. Ama Badass için bir istisna yapacağım. Çünkü tasarımcısı Jay Steven Anyong, Cüneyt Arkın’la Erol Taş arasındaki mücadeleyi cigerden yakalamış.
Roleplay kültürü ve pratiği, 70’li yıllardan bu yana kesinlikle büyük gelişme gösterdi ve kendisine çok şey kattı. Ama daha alınacak yol olmadığını, varılabilecek son noktaya varıldığını hangimiz söyleyebiliriz ki? Ve yeterince göz önünde olmasalar da, kültürün sunduğu imkanların sınırlarını zorlayan, bakir alanları keşfe açan bazı çalışmalar bulunuyor.
Harvard Üniversitesi’nde görevli Jonathan Walton, çalışmaya işte bu düşünceyle başlamış. İnternet forumlarıyla blogosferde gördüklerimizden daha derinlikli ve daha kalıcı, ancak anlamak için illa ki uzman ya da akademisyen olmayı gerektirmeyen bir çalışma ortaya koymak istemiş. Kendisi dahil 12 kişiden oluşan bir yazar ve yorumcu kadrosu, Push: New Thinking About Roleplaying antolojisini böylece hayata geçirmiş.
PDF sürümü bedava dağıtılan kitabı okumaya başladığım andan itibaren, Babil Kulesi okurlarını da mutlaka haberdar etmem gerektiğini anladım. RPG endüstrisinde yaşanmakta olan gelişmelerin düşünsel temelini, bağımsız yayıncılığın yükselişini ve sektörün geleceğini merak eden insanlar için çok aydınlatıcı bir kaynaktı. Ve “Daha iyi bir roleplay deneyimi yaşamak için neler yapabiliriz” sorusunu soran herkesin, bu kitapta ilgi çekici fikirler bulacağına inanıyorum.
Her yıl ağustos ayında, masaüstü RPG endüstrisinin ödül törenlerinin çoğu gerçekleşiyor ve bunlardan en dikkat çekici üç tanesi geçtiğimiz günlerde dağıtıldı. Ennie Ödülleri’nin adaylarını geçtiğimiz ay duyurmuştuk. En azından onun kadar önemli olan Diana Jones Ödülü ve Indie RPG Ödülleri de sahiplerini buldu. Özellikle bu iki ödül, masaüstü RPG endüstrisinin en azından bugünkü yenilikçi ve ilerlemeci kanadını temsil eden bağımsız yayıncılığa odaklanması açısından önemli. Yeni fikirlerle tanışmak ve RPG kültürü ile oyunculuğuna bambaşka açılardan bakabilmek için bunlara da göz atmakta yarar var.
Şimdi sizinle uzunca bir liste paylaşacağım. O yüzden tıraşı kesiyorum.
Diana Jones Ödülü
Kazanan: Fiasco
Fiasco GM unsurunu ortadan kaldırıp, zarları minimumda tutan ve çok bilindik bazı filmlerin ruhunu hassasiyetle yakalayan kurallarıyla geçtiğimiz yılın en dikkat çekici oyunlarındandı zaten. Ayrıntılı bir incelemesini da hala yazamamış olmak bizim ayıbımız.
Daha önce bir yorumda, Star Wars’un masaüstü oyunları için yenilenen lisansın Fantasy Flight Games’e verildiğine dair söylentiler bulunduğunu aktarmıştım. Sonuç itibariyle bugün, söylentiler doğrulandı ve firma, Lucasfilm’le Star Wars markasını kullanarak kart, roleplay ve minyatür oyunları çıkarmak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı.
İki yeni Star Wars oyunu FFG tarafından şimdiden duyurulmuş durumda. 2012 başlarında çıkması planlanan bu oyunlardan biri, X-Wing adını taşıyacak ve bir taktik-strateji oyunu olacak. Filolarımızı çarpıştıracağız. Diğerineyse Star Wars: The Card Game adı verilmiş. Bunda da 1-4 oyuncu, Asileri canlandırarak İmparatorluğun saldırılarına karşı koymaya çalışacak.
Söz konusu bedava roleplay kaynakları ve oyunları olduğunda İnternet çok bol malzeme sunuyor. Ve biz de hoşumuza giden çalışmaları sizlerle zaman zaman paylaşıyoruz. Ama içlerinde bazıları var ki, resmi sitesindeki indirme linkini görünceye dek bedava olduklarına inanmakta zorlanabilirsiniz.
Age Past’in bedava sürümüne şöyle bir göz atınca ilk verdiğim tepki buydu. Kitaba ilgi çekmek için piyasaya sürülen beta versiyonu, tamamlanmış bir ürüne öyle yakındı ki yaratıcısı Jeff Mechlinski’nin aklını kaçırdığını düşündüm.
D&D ve Pathfinder gibi oyunlarda görebileceğinize yakın bir görsel estetikle sunulan oyun, RPG’lere yeni adım atmak isteyen ya da bilgi/tecrübe düzeyi sınırlı insanlara yönelik tasarlanmış. Klasik fantazya temalarının modern yorumlarıyla kurulu bir hayal alemi var ve gerçekten ümit vaat ediyor.



